|
|
|
|
|
Devrek, asırlar boyu çeşitli
kavimlerin yaşadığı bir yer olup, bugünkü kasaba Türk’ler tarafından
kurulmuştur.
Devrek İlçesinin ve çevresinin eski bir yerleşim sahası oluşu buralarda yapılan
kazılar ve tesadüfen rastlanan arkeolojik kalıntılar tarafından
belirlenmiştir.Çevrede yaşayan en eski kavim Etiler (Hititler)’dir. Bu
uygarlığının kalıntılarına yer yer rastlanır. M.O. 800 yılında çevreye
Frigyalılar egemen olmuştur. Yöremizin M.O.33’l’de İskender İmparatorluğunun
egemenliğine girdiği ve M.O.280 de Pontus İmparatorluğunun sınırları içerisine
geçtiği, M.O.l30’da Romalıların egemenliği altına girdiği ve Romalıların
M.S.395 tarihinde ikiye ayrılması ile Bizans İmparatorluğunun egemenliğine girdiği
görülmektedir. Bu tarihlerde bölgenin ismi Pohlogonya’dır. İlk olarak Hicri 456
tarihinde Bolu ve Ereğli Havalisinin Selçuk Türkleri tarafından fethedilmesinden sonra
Devrek civarı Türklerin eline geçmiştir.Malazgirt savaşından sonra Türk hakimiyeti
devam eder. Hatta halk arasında yaşayan bir efsaneye göre Alparslan’ın Devrek’e
geldiği ,bu günkü Alparslan köyünde karargah kurduğu ve Bizans İmparatoru Romansla
savaştığı söylenir. Ancak tarihi kayıtlar Alparslan’ın Kızılırmağı
geçmediğini, gösterir. Fakat 1070’de Alparslan’ın (Büyük Selçuklu) orduları
Kutalmışoğlu Süleyman şah kumandasında sahil yolundan geçerek Sapanca ve
İzmit’te Bizans orduları ile karşılaşmış olmaları bu civarda konak lamalarının
mümkün olacağı varsayımını kuvvetlendirmektedir.
Zonguldak yöresinde bulunan Bizanslıların idaresindeki zayıflamadan ve kendi içindeki
kargaşalardan yararlan Emir Karatekin 1084’te Ulus, Bartın ve Devrek topraklarını
ele geçirmiştir. Ancak yörenin Türklerin elinde kalması uzun sürmemiştir. Gerek
Büyük Selçuklular ile Anadolu Selçukluları arasındaki, yönetim mücadelesinden
gerekse başlamış olan Haçlı savaşları sırasında Zonguldak ve Havalisi tekrar
Bizanslıların eline geçmiştir.Hicri 726 tarihinde Bolu ve Ereğli havalisi Osmanlı
Padişahlarından I. Osman Gazi’nin son devirlerinde onun silah arkadaşı olan Konuralp
komutasında gönderilen ordularla tekrar Türk İdaresine alınmış, II. Padişah Orhan
Gazi’nin ilk devirlerinde kontrol. daha da güçlenmişse de bilinmeyen bir takım
nedenlerden dolayı idari hakimiyet ve idari teşkilat tam olarak kurulamamıştır.Hicri
804 tarihinde IV. Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt zamanında bu mevkii tamamen
Osmanlı Türk İdaresine geçmiş ve Mülki İdare kurulmuştur.l3.Yüzyıl sonralarında
Bizanslılarla iyi ilişkiler içinde bulunan Cenevizliler Zonguldak yöresinde kıyı
iskelelerinden ticari, amaçla yararlarıırlarken kıyıların kontrolünü ellerine
alması üzerine yöre topraklarında Bizans hakimiyeti de son buldu. Devrek, Eflani,
Bartın, Safranbolu,Ulus ve Karabük toprakları 1335 yılında bağımsızlığını elde
eden Candaroğlu Beyliği sınırları içerisine girdi. Candaroğulları Beyliğindeki
taht kavgasından yararlanan Yıldırım Beyazıt ; 1392 de bu beyliği yıkarak
topraklarını Osmanlı İdaresine aldı.1402 de Beyazıt Ankara savaşında Timur’a
yenilince Candaroğulları Beyliği yeniden bağımsızlığını kazanmış,ancak bu
Beyliğin Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında egemenliğine son verilerek
,Devrek ve havalisi Osmanlı egemenliğine kesin olarak katılmış oldu.
18.Yüzyılda memleketin yeniden teşkilatlanması ile Devrek ve çevresi 183l’de
Kastamonu Sancak Beyliği içerisinde yer almıştır. 19.Yüzyılın ortalarından
itibaren Taş Kömürü Ocakları ile hızlı bir gelişme sağlayan Zonguldak ve çevresi
1876 yılında Kastamonu Merkez Sancağına bağlı iken 1877’de Bolu Sancak Beyliğine
bağlandığı tespit edilmiştir. Aynı tarihlerde Devrek Ereğli Kazasının bir
nahiyesi durumuna gelmiş ve 1887de aynı Sancağa bağlı bir kaza olmuştur. Bazı
kayıtlarda bu bilginin (Hamidiye namı ile III. sınıf bir kaza olması (17 Temmuz.1887)
26 Şevval 1304 tarih ve 1988 sayılı Sayı I. de Tarik Gazetesinde Padişahın emri ile
Dahiliye nazırlıgı tarafından III.Sınıf bir kaza olduğu mealinde bildirilmiştir.
)şeklinde yer aldığı belirlenmiştir.
14 Mayıs l920’de müstakil mutasarrıflık olan Zonguldak Merkezine Bartın, Hamidiye
(Devrek), Ereğli kazaları bağlanmıştır.Devrek İlçesi Zonguldak İline bağlı
olarak Çarşamba (Çaycuma), Gökçebey ve Eğerci Bucaklarını içine alarak durumuna
devam etmiş ise de daha sonra Çarşamba Bucağı Çaycuma adı altında 1944 yılında
Devrek İlçesinden ayrılarak bağımsız bir ilçe olmuştur. Yine 20 Mayıs l990 tarih
ve 20523 sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı
yasa gereğince Gökçebey nahiyesi de Devrek İlçesinden ayrılarak bağımsız bir
İlçe olmuştur.
Devrek’in Milli Mücadeledeki
yeri ve Devrek Müdafaaii Hukuk Cemiyeti :
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak bastığı günlerde Devrek’te de Milli
Mücadele için çalışmalar başlamıştır. Bir zamanlar Çaycuma’da nahiye
Müdürlüğü de yapmış olan Kadri Cemali Bey’in attığı Milli Mücadele
kıvılcımı Devrek Müftüsü ve Kadısı Abdullah Sabri Efendinin önderliğinde
gelişmiştir. Çünkü O, ilk günlerde gizliden yapılan Milli Mücadele
çalışmalarını açıktan yürütmeye başlamıştı. Camilerdeki konuşmalarının
yanı sıra Millet Bahçesinde de Mitingler,toplatılar düzenliyor, Milli Mücadele için
halkı konuşmaları ile galiyana getiriyordu.
Abdullah Sabri Efendi bu toplantılarda yaptığı konuşmalarında:
“Muhterem Cemaat ,tüm yurdumuzda bu günden itibaren Kurtuluş Savaşı
başlamıştır. Şimdi ise alacağınız karar ve çekeceğiniz telgrafla kadınımız,
kızımız,topumuz,tüfeğimizle Mustafa Kemal’in yanında yer almalıyız. İşte Vatan
elden gidiyor. Hep beraber kurtaracağız “ Belirlenen çalışmaların etkisi ile
Devrek halkı Kuvayı Milliye tarafında yer almıştır. Hatta İlçe Kaymakamı Şükrü
Beye İstanbul Hükümeti ile olan ilişkisini kesmesi hususunda baskı dahi
yapılmıştır. Bu bakımdan muhtemelerı yörede Müdafaai Hukuk Cemiyetini ilk kuran
İlçe Merkezlerinden birisi Devrek’tir. Ancak bütün araştırmalara rağmen Devrek
Müdafaai Hukuk Cemiyetinin üyeleri ve kuruluş tarihi tam olarak tesbit edilememiştir.
Bazı kaynaklarda sadece Devrek’te Osman Beyin Başkanlığında Müdafaai Hukuk
Cemiyeti kurulduğu belirtilmektedir.Devrek’teki bazı kişiler tarafından; Müftü
Abdullah Sabri Efendi ( milletvekili olunca onun yerine Müftü olan Tahir Efendi) ,
Salmanoğlu Hacı Süleyman Efendi, Kavakzade Hacı Emin Ağa, Mekikzade Hacı Mehmet
Efendi, Kitapsız İsmail Efendi, Kadir Cemali (Nahiye Miidürü) Bey, Yeşilbaş Hacı
Osman Efendi ve Hacı Abdullah Efendinin Müdafaai Hukuk Cemiyetinde çalıştıkları
belirtilmektedir.Devrek Milli Mücadele esnasında Bolu, Gerede ile Bartın, Zonguldak ve
Ereğli arasında Kuvayi Milliye lehine bir tampon bölge görevini üstlenmiştir. l.
Düzce isyanının Bolu, Gerede'den sonra Safranbolu’ya sıçradığı ,Devrek'te isyan
çıkmadığı Devrek’in Milli Mücadele için önemi kendiliğinden ortaya çıkar.
Muhtemelen halkının Milli Mücadeleye verdiği tam destek nedeniyle Devrek , yöredeki
Kuvayi Milliye faaliyetlerinde karargah görevini de yapmıştır.Devrek halkı bu
Karargaha zarar gelmemesi için Dorukan’da nöbet tutmuştur. Aynı zamanda işgale
uğrayan Ereğli’nin yardımına koşmuştur.Devrek Müdafai Hukuk Cemiyeti gerek
Devrek’ten gerekse Devrek üzerinden batı cephesine yapılan ikmal faaliyetlerinde çok
önemli ve değerli hizmetler vermiştir. |
|
|
|
|
|